Olumlu bir çalışan deneyimi oluşturmak için altı etkili ipucu

Kuruluşlar çalışanları ile başa çıkmak için nasıl eylem ve açık bir planı olmalı. İlk izlenimi yaratmak için işe alma ve işe alma sürecinden başlamalıdır. İşe alım süreci şeffaf ve açık olmalıdır. Çalışanlara kişiselleştirilmiş bir işe alım ve işe alım deneyimi sağlamak için UKG Pro gibi araçlardan da yararlanabilirsiniz. En iyi işe alım ve işe alım sürecini sağlamanın yanı sıra, olumlu bir çalışan deneyimi yaratmanın birçok yolu vardır, bunlardan birkaçına bakalım.

Çalışanlarınızı dinleyin:
Çalışanlarınızla konuşun ve herhangi bir sorunla karşı karşıya olup olmadıklarını öğrenin. Demotivates veya onları açılana ne olduğunu anlamaya çalışın. Herhangi bir konuda konuştuklarında, en erken zamanda çözüldüğünden emin olun. Anketler, geri bildirimler ve kitle kaynak kullanımı yaparak kendinizi onların yerine koyun ve günlük deneyimlerini anlayın. Tüm çalışanların proje hakkındaki fikirlerini paylaşmaları ve fikirlerini yenilemeleri ve herhangi bir ayrım gözetmeksizin çalışmaları için bir fırsat sağlayın.

Beklentileriniz konusunda net olun:
Çalışanın iş rolleri ve sorumluluklarında tartışılan veya belirtilen görevleri atayın. Belirsiz ve yönsüz hedefler, çalışanın çalışmasını engeller ve işten çıkarır. Çalışanların rolleri ve sorumlulukları konusunda açık olun. Şimdi kendinizi ve yöneticilerinizi açık ve açık iletişim ile vaat edilenlerden sorumlu tutun.

Büyüme fırsatları sunun:
Herkes kariyerlerinde büyümek ve başarılı olmak ister. Genç profesyoneller her zaman kariyerlerini artırabilecek fırsatlar ararlar. Bu nedenle, kuruluşlar çalışanların terfi almasına veya parasal fayda sağlamasına yardımcı olabilecek kurslarla çalışan eğitimi sağlamalıdır. Çalışanın becerilerine yatırım yapmak, şirkette sağlanan büyüme fırsatlarını yansıtır. Çalışanlar, şirketin kendilerine yatırım yapmaya hazır olduğunu bildiklerinde şirkete daha fazla bağlı hissederler. Bu aynı zamanda organizasyonun bir parçası olmak için genç yetenekleri de çekecektir.

Ekibinizi asla mikro yönetmeyin:
Ekibinizden birine bir görev atarsanız, görevi kendi başlarına tamamlamalarına izin verin. Günlük işlevleri izleyerek ve programlarını dikte ederek süreci asla karmaşıklaştırmayın. Birini işe aldıysanız, yeteneklerine ve becerilerine inandığınız için olmalı, öyle olsun. Kalite standardını korumak ve işi zamanında yapmak önemli olsa da, gün boyunca asla mikro yönetmeyin.

İş-yaşam dengesine önem vermek:
Yüksek çalışan cirosunun en çok alıntı yapılan nedenini bulmak için bir anket olsaydı, kesinlikle iş-yaşam dengesi olurdu. Çalışanlar sabit ve belirli bir zaman diliminde çalışmak ister. Bu nedenle, çalışanlarınızı günde 8 ila 9 saatten fazla çalışmaya zorlamadığınızdan emin olun. Arada bir projeyi bitirmek için bir gereksinim olduğunda, zamanlamaları artırmayı göze alabilirsiniz. Ancak bunu düzenli bir uygulama haline getirmek, çalışan deneyimini azaltacaktır. Aşırı zamanlama sorunundan kaçınmak için, bir projeyi bitirmenin ne kadar süreceği konusunda net olun, böylece son teslim tarihleriyle daha az baskı olacaktır.

Çalışanların sağlığına yatırım yapın:
Çalışanların sağlığı sadece fiziksel uygunluk ile ilgili değildir, aynı zamanda zihinsel ve duygusal refahı da içerir. Zihinsel, fiziksel ve duygusal sağlığı teşvik eden programlar, mutlu ve üretken bir çalışma alanı için önemlidir. Organizasyonlar, çalışanların genel refahını sağlamak için spor salonu üyelikleri, ücretli ebeveyn izinleri, ücretli tatiller, hasta zamanları ve çok daha fazlasını sunmalıdır.

Sonuç:

Sonuç olarak, olumlu bir çalışan deneyimi sağlamak hem çalışanların hem de organizasyonun büyümesi ve başarısı için önemlidir. Bu nedenle, bunu başarmaya özel bir odaklanma olmalıdır. Bu makalenin, çalışanlarınıza en iyi deneyimi sunmak için en iyi yöntemleri bulmanızda size yardımcı olacağını umuyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.